Etimoloji çalışanlar bilir. Hkm hecesi mahkemeyi, muhakemeyi, hakimi, hakemi, hikmeti türeten arapça köktür. Hatta Türkçede 23 kelimenin kökünü oluşturur.
Siyasete girmeden nasıl olacak bilmiyorum ama az biraz bahsetmek istediğim şeyler var.
Önce bebeklerin hastanelerde katledildiği haberi çıktı. Sosyal medya yangın yerine döndü, herkes aynı soruyu sordu yetkililere, bu nasıl olur diye…
Çok geçmeden terör saldırısı oldu… Sosyal medya yine yangın yerine döndü ve yine herkes aynı soruyu sordu, yine aynı yetkililere, bu nasıl olur diye…
İki olay o kadar çok yer tutmuştu ki hem sosyal medyada hemde günlük hayatta.. Herkes bu olayları konuşup nasıl olur diye sormaya devam ediyordu.
Bir şey lazımdı… Bu konuşmaların artık bitmesi lazımdı. Hem sosyal medyada hem de günlük hayatta başka bir şey konuşulmalıydı.
Maç çok güzel bir fırsat oldu. Zaten dünden satılık olduğu bilinen bir hakem ile birilerine yakın emniyet müdürü damadı olan holigan bir gazeteci bozması ile çok iyi iş görüldü. Bakın iki akşamdır varsa yoksa herkes her yerde maçtaki hakem hatası ve de ondan daha çok olmak üzere, Meksika’dan hallice olan ülkede günde belki de on binlerce kez meydana gelen bir arbedeyi tartışıyor.
Sayın adalet bakanı da çıkıp bebek ölümü ve terör olaylarıyla ilgili soruşturmalarla ilgilenmiyor, açıklama yapmıyor, nasıl benim savcımı odasında tehdit edecek kadar cüret buluyorlar, bunun arkasında siyasi yada değil, her kim varsa, bu cüreti kimden buluyorlarsa hepsinden hesap soracağız demek yerine, iki hafta önceden istihbaratı geldiği halde terör olayında istihbarata rağmen nasıl zafiyet verildi, kimler neden oldu bu zafiyete, bunların hepsinin hesabını soracağız demek yerine, birilerine yakın emniyet müdürünün çakma gazeteci damadının burnunun çizilmesinin hesabını kitabını yapıyor.
Güleriz ağlanacak halimize…
Sonra da diyorsun işte… Mahkemede muhakemeyi yapacak hakim mi var da sahada hakeminden hikmet bekleyeceğiz bu ülkenin.
Ülkede her anlamda ve her yerde adalet gelene kadar, insanlar veya kurumlar, hak ve hukukta, sahada veya başka bir yerde eşit hale gelene kadar taktik, teknik, eleştiri yada övgü yoktur bugün itibariyle…
Hadi uğurlar ola…
İki gün uzak durdum sosyal medyadan, şimdi toparlayamıyorum.
Twitter’a girdim, ortalık alt-üst.
Ne oldu? Ne kavgası? Kim kimi dövdü?
Çıldırdık..
Yes’in bir parçası vardı: The Gate of Delirium.
Görünen o ki, hepimiz önündeyiz o bahçe kapısının.
Bir girsek içeri, o kapıdan, rahatlayacağız.
İçerisi dışarıdan daha sakin çünkü.
Veya gibi,
Yahut sanki.
Galiba.