içinde

Genel Yorum.

Bugün el spasticonun gerçek halini izledik. 200 + Milyon Euro’luk iki takımın maçında karşılıklı tehlike yaratabilecek birer kaleyi bulan şut var. İki takımda çift ön libero ile oynadı. Topun oyunda kaldığı süre 50 dakikaya yakın. Bu şuana kadar iki takımında lig ortalamasının üstünde. Kırmızılı olanda 3 sakat, lacivertli olanda yok gibi ama haftaya çıkar. Zaten kollanmaları da tam da bu yüzden. Yoksa bu topun oyunda kalma süreleri ile iki takım da 100 puanı geç 80 puana bile erişebilecek kapasitede değiller. Ve yine bu yüzden Avrupa’da şamar oğlanı olup geliyorlar. İki takımın son Avrupa maçlarında kırmızılı olan rakibine 14 net pozisyon, lacivertli olan ise 12 pozisyon verdi. Ancak bugün gol olabilecek net bir pozisyon bile yoktu. 

Nasıl da … (siz doldurun artık) benziyor gerçek halleri, değil mi?

Beşiktaş, bu ligde renksiz olup lige rengini veren takım olduğunu bugün daha net anladık. İki takımdan birini çıkartıp Beşiktaş’ı koyun, bugün en az rahat 3 gol vardı. Buna zerre şüphe yok.

Aslında @Edueaga ile tartışıyoruz, biliyorum ki o da Beşiktaş’ın iyi futbol oynamasını istiyor. Sadece başarıya gidecek yolla ilgili fikir ayrılığımız var. 

İmmobile’nin sorunu ağırlıklı olarak mental. Ailesi şuan İtalya’da, Türkiye’de yaşamak istemedikleri, çocukların eğitimini burada devam ettirmek istemedikleri biliniyor. İmmobile’de bundan doğal olarak etkileniyor. Çünkü kafa olarak sahada değil. Ayrıca geç saatlere kadar oyun oynaması da cabası. Rem uykusu 23:00 ila 03:00arasıdır. İmmobile gece 02:24’e kadar oyunda oluyorsa rem uykusunu doğru alamıyor demektir. Dolaysıyla gol kaçırmaları, oyundaki düşüşü, mental yorgunluğu hepsi normal.

Ayrıca yediğimiz golde de ofsaytı bozan yine Masuaku. O da özensiz futbolunu devam ettiriyor. Geçen maç inanılmaz etkili oynamışken bu maçta neredeyse yine yokları oynadı. İşte ben bu dalgalı oyunu sevmiyorum. Bir maç formu tepedeyken diğer maç yerle yeksan olamaz, olmaması gerekir. Her oyuncunun dalgalanması olur, kabul, ancak haftalık olarak bu değişmez. Mesela 7-8 maç üst düzey oynar, 1-2 maç kötünün de kötüsü oynar. Normali budur. Masuaku’nun normali ise 1 maç iyi 3 maç kötü, 2 maç iyi 1 maç kötü, fazlası asla yok. İşte bu da büyük takım oyununa uygun değil. Misal Adriano için bunu asla söyleyemezdin. 

Haklı çıkmak da önemli değil. En önemli şey takımın iyi oynaması. 

Bu ligde başarılı olmak şu iklimde mümkün mü?

Ben hiç sanmıyorum. O nedenle farklı şeyler denemek zorundayız. Başarı sağlanabilir mi farklı şey deneyerek derseniz, belki derim. 

İnancım ise genç ve her şeyden önce umut vadedecek takım oyuncularıyla, ligde tartışmasız en iyi oynayarak, tüm takım taraftarları tarafından “Yahu bu Beşiktaş oynuyor be kardeşim!” dedirterek başarı sağlanabileceğini düşünüyorum. Bunu zamanında Bilic döneminde başlayıp Şenol Güneş’in şampiyonluklarıyla taçlandırdığımız dönemde yaptık. Yine yapılabilir şüphesiz ama bunun için sabır gerek. Zira Beşiktaş, o hale gelebilmek için üç sene diş sıktı. 2012’de başlayan Feda dönemi, 2015’te cefa, 2017’de ise sefa şeklindeydi. Ancak şimdiki taraftar grubunda bu sabır yok. Umarım olur, tek temennim budur, başka bir gayemde yoktur. 

Bazen eleştirinin dozunu kaçırıyor da olabilirim, futbola bakış açımız farklı belki de, bilmiyorum. 

Bu forumdaki herkesi ayrı ayrı seviyor, büyüklerimin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum.

Saygılar.

Bir cevap yazın

GIPHY Uygulama Anahtarı Ayarlanmadı. Lütfen Kontrol Edin