Sorun ve sonuç adaletin olmamasından kaynaklı kabul ediyorum.
Ülkede, ligde, fikstürde, hakemlerde, her şeyde adalet yok, bunu artık herkes biliyor, bizde kabul ediyoruz zaten. Ancak artık takımda da adalet yok!
U19’da şov yapıp as kadroya çıkan Mustafa düşüşte!
Geçen senenin sırtlayan üç oyuncusundan ikisi Muçi ve Musrati formsuz, fırtınalar estiren Semih’ten eser yok!
Sene başında yakalanan, 5-0’dan sonra gelen hava dağılmış.
Neredeyse tüm oyuncular mutsuz.
Nedenini açıklayalım, MARİO!
Mario’ya ben takıntı yapmadım arkadaşlar, kimse yanlış anlamasın. 517dakika sahada kalıp sağ kanat, sol kanat, orta saha ve on numara pozisyonlarında oynayıp 8 maçta 1 asist yapmış.
Diğer oyunculara bakarsak;
-Semih’in 4 asisti var, 10 maç 522 dakikada.
-Muçi’nin 3 gol 1 asisti var, 9 maç 505 dakikada.
-Rashica 4 asist 1 golü var, 8 maçta 563 dakikada.
Bu üç oyuncu ne olursa olsun aynı anda oyunda olamıyor. İlla biri eksiltip yerine Mario oyunda kalıyor. İlla sağ kanat, sol kanat, orta saha veya on numara pozisyonlarında istisnasız her maç 80 dakika altında da oynamıyor.

Sene başı şu formasyonda oynuyorduk, gayet başarılı bir sistemdi. Sonra bu sistemi tek bir oyuncuyu monte etmek için harcadı ve Sivas maçından sonra Eylül ayının başından beri bu takım iyi gitmiyor. Mario önde basabilecek, adam kovalayacak bir yapıda değil ve sırf bu yüzden önde basmaktan vazgeçtik. Mario, Rashica veya Muçi gibi kanatta desteğe gelecek koşu yapacak bir adam değil bu yüzden göbekte üçlü oynamayı bıraktık.
Daha sayabilirim ama kısaca olmuyor, olmayacak. Tek bir adamı monte etme ısrarının ve çabasının tüm sistemi bertaraf ettiğini, tüm mekanizmayı bozduğunu, sezon başı yapılan tüm çalışmaları çöpe attığını 20 milyon Beşiktaş taraftarı gördü, anladı, bir tek hoca görmüyor, anlayamıyor.
24 Ekim’de şöyle bitirmişim yazıyı; “Bu tip inat ve ısrar genelde birinin kendisini olduğu yerden yüksek görmesinden kaynaklanır. Ego tatmini mi dersiniz yoksa ben sizden çok daha iyi bilirimcilik mi bilemem. Ancak gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim ki sezon gittikçe kabusa dönüşecek gibi…”
Kabus başladı. Bu inat ve bu ısrar can yakar. Yakındır…
İmza atıyorum kardeşim her kelimesine eger hoca hala bu adamda inat etcekse gitsin istemiyorum kimse babamın oglu degıl canı yanan bizleriz
“Araba Devrilmeden..” başlıklı (yahut o mealde) bir yazı yazmıştın Ali Berber.
Hatırlıyorum.
..ve üstelik o zaman, araba da devrilmemişti henüz..
😕🤐😔😶
Testi kırılmadan isimli yazıydı üstadım. O yazıya gelen yorumlara cevap vermeyi istemiştim ama cevap verememiştim o sürede. Sonucun haklı çıkarması, testinin kırılması yada arabanın devrilmesi değil olay. Tek isteğimiz var, güzel oyun. Zaten şu güzel oyunu bir becerebilsek, başarı gerisinde gelecek ama bir türlü beceremiyoruz.