içinde

Hayal Perdesi..

Sevdiğim bir hikayedir. Öncesinde de paylaşmış olabilirim..

Sınır bölgesinde kaçak mal kontrolü yapan bir memur, her gün akşam saatlerinde motosikletli bir adamı durdurur. Ve her gün motosikletin kasasında bir torba kum bulur. Kumu didik didik eder, hiçbir şey bulamaz. Aylarca devam eder bu durum. Günün birinde bu adamı alır karşısına, sen her gün bu kumu nereye götürüyorsun diye sorar..

Motosikletli adamsa, sen aylardır benim kum içinde bir şeyler kaçırdığımı düşündün ama ben aylardır motosiklet kaçırıyorum cevabını verir..  

Ülke futbolunun hali de budur esasında. Görüntü ve perde arkası başka şeyler fısıldıyor anlayana..

Galatasaray’ın Zaniolo’yu BU YAŞTA ülkeye getirmesi hoş duruyor. İcardi’ye 15 milyon Euro bonservis, 10 milyon Euro yıllık maaş vermesi takdir görüyor. Fenerbahçe’nin sadece Dzeko ve Tadic’e toplamda 2 milyar TL’ye yakın para ödeyecek olması yönetim başarısı olarak alkışlanıyor..

Euro günlük kurda 30 lira..

Ülkenin hali, döviz kurlarının durumu, kulüplerin acınası hali meydandayken…

Birileri pardon demiyor..

Ben diyorum.. Gece yarısı akaryakıta akla seza ve vicdansızca 5 lira 10 lira zam koyanlar, yarın bahse konu transfer bedellerini ödeyemeyerek devletin kapısına yatacak bu iki şımarık orospu çocuğu camianın acı faturasını yine mi gariban halka ödetecek?

Nereye kadar sürecek bu deli döngüsü? Konuşulan bu paraların, menejerlere, yurt dışına kaçırılan bu bedellerin hesabı sorulmayacak mı? Hadi be kardeşim.. Biz masal dünyamıza dönelim..

Bizim akıllı ve dürüst yönetimiz de eroin bağımlılarına senelik 100 milyon TL ödesin ve alkış tutalım..

Daha öncesinde saçmalıklarını madde madde sıralamaktan helak olduğum Beşiktaş yönetiminin son sürüm aptallıklarını yazarak şişirmeyeceğim kafanızı. Makro hataları geçtim, formaları talimatlara göre bastıramayan, satışa kombine bilet çıkaramayan, ayrılmak isteyen sözleşmeli oyuncusunu satamayan/ kampa götüremeyen, her sezon en az bir kaç kişiye telefonla ya da farklı bir kanaldan ulaşamayan (Sergen, Halil Dervişoğlu, Redmond), badem bıyıklı bir zavallının bile el-kol-mimiklerle aşağılamasını cezalandıramayan, dünyanın uzak ara en güzel stadyumunu 8 aydır isimsiz bırakan, transfer etmeyi düşündüğü Tadic’in başka takımlardan teklif alıp almadığını muhabirlerden öğrenmeye çalışan, bu iletişim özürlü, beceriksiz herifler de bizim imtihanımız olsun..

Ülke açısından konuşulması gereken son konu futbol olsa da, bir kere Beşiktaş sevgisiyle zehirlenmişiz..

Beşiktaş, şu anki gerçeklerden uzaklaşmış futbol ikliminde akıllı adımlar atacak olursa, kısa vadede ülke futbolunun efendisi olur..

Ama öncelik, bu adımları kararlılıkla atacak, gerçekçi, iletişimi güçlü, liyakat odaklı örgütlenebilen, futboldan gelen, futbolu bilen, amatör branşları önemseyen, yenilikçi ve profesyonel bireylerin kulüpte görev almasıdır..

Dip Not: Beşiktaş için yapılacak en büyük kötülük; rakiplere kaptırılan 2 oyuncu sonucunda yönetime yükseltilen seslerden etkilenerek panik transferler yapmaktır.. Can havliyle sönmüş yıldızlara ödenecek astronomik bedeller Beşiktaş’ın 10 yıl belini doğrultamamasına neden olur.

Geçen yıl Emirhan’ın elden kaçırılması sonrasında görmüştük bunu.. Tekrarına gerek yok.. Bunun bedeli acı oldu çünkü..

Sevgiyle..

Bir cevap yazın

GIPHY Uygulama Anahtarı Ayarlanmadı. Lütfen Kontrol Edin

  1. Tekrar görmek ne güzel be Serdarım, hoşgeldin… noktası virgülüne katılmakla beraber en çok bu şımarık sarışın orospu çocuklarına orospu çocuğu demenin hoşuma gittiğini belirtmek isterim:) … eee bizde göte göt derler, şaşıracak bir şey yok… :)))

    Siktir et bunları da, sen nasılsın? Hayat pahalılığı, zamcıklar, sığınmacılar, göçler, virüs salgınları, depremler, enkazlar, küresel sıcaklar, global hırsızlar, yağmacılar, seçimler, seçememeler dışında yani…

    Nasılsın?

    💖💖💖

    4