YÖNE Mİ TİM?::
Elinde (üstelik yaşayan efsane oyuncularından) bir hoca varken bir başka hocayla görüşmek, konuşmak, anlaşmak ayıptır, etik değildir, kabul ediyorum..
Ne var ki koltuğu sallantıda olan, her geçen hafta gitti-gidecek/gönderilecek tartışmaları yapılan… Bu türden söylentilerin ayyuka çıktığı, sağır sultanın bile duyduğu bir zamanda teknik adamın gitmesi ya da gönderilmesi durumunda yerine kimin geçeceği konusunun sürüncemede bırakılmaması gerekirdi..
Önümüzde Kayseri, hemen sonrasındaysa fb maçları var
Ve bu maçlarda takımın başında U-19 hocası çıkacak sahaya..
Sonuç ne olur, bilinmez..
Ama durum çok hoş değil..
(09.12.2021 KartalYorum.Com)
…
Şampiyonluk geldi ama hoca gitti: Elbette hocaya da ama asıl, Yönetime yazar..
Hoca beklendi de beklendi, bir B planı düşünülmedi: Elbette hocaya da ama asıl, Yönetime yazar..
Kamp yapıl(a)madı: Elbette hocaya da ama asıl, Yönetime yazar..
Hakemler takımı alenen doğradı: Doğrudan (Kulübün hakkını koruyamayan) Yönetime yazar..
Hoca gitti, gideceği belliydi, zaten gitmesi de gerekiyordu: Yeni ve herkes tarafından kabul edilebilir bir hoca bulunmaması, koca kulübün (elbette son derece dürüst, naif, efendi.. Ama nihayetinde) stajyer bir hocaya teslim edilmesi doğrudan Yönetime yazar..
Toplam borcu dahi 300.000.000 $ seviyesine ulaşmış, ülkenin en büyük üç, dünyanınsa en büyük 100 kulübünden biri olan yapının başındaysan, işi oluruna bırakamazsın kardeşim..
Bana bakmayacaksın sen..
Ben taraftarım.. İşe çocukla bir coşkuyla, yanlı bir heyecanla bakarım.. Elbette beni de göz ardı etmeyecek, ama benim kısa vadeli ve değişken tepkilerime göre ayarlamayacaksın sen yapacaklarını..
Sen Başkan isen, Sen Yönetim isen, benden/bizden bir farkın olacak..
Elbette her maç için onlarca hatasını bulup söyleyebiliriz Önder Hoca’nın, hem de yüzüne yüzüne..
Ama be birader adam buraya zorla gelmedi.. Tehditle kalmadı.. Altı üstü, hepi topu bir alt yapı hocasından uçmasını kaçmasını bekleyecek kadar romantik serseriler olabiliriz biz, kabul..
Ama insaf, adam hiçbir vakit çıkıp da “Ben uçan adamım..” demedi ki zaten bize..
Bütün iyi niyetiyle,
Bilgisi. becerisi, tecrübesi çerçevesinde,
Ligde onlarca yıldan bu yana görev yapan kaşarlanmış hocaların çok çok daha fazlasını her hafta, her maç yapmakta oldukları hataları, yine de olabildiği kadar minimal ölçekte yapa yapa buraya, bu noktaya kadar getirdi işte takımı..
Bütün bu eksiklerine, hatalarına, kusurlarına karşın yine de Abou, Gomez, Demba tarzı sağlam bir forvetin ve aslen Çorumlu olmasa da hiç olmazsa hanım tarafından Çorum’la bir yakınlığı olan gole yakın iki-üç adamımız olsa, Atiba’dan önce dikerdik heykelini Çarşı’ya, Önder Hoca’nın..
Adam hiç olmazsa aldatmadı bizi arkadaş..
Neyse oydu zaten.. Ve halen de O!..
Adam stajyerdi, hala stajyer..
Hayalperest olan bizlerdik, bizi yanıltan/oyalayansa Başkan ve Yönetim..
…
Hatay maçında da gayet güzel oynadı takım..
Müzmin kabızlıktan muzdarip bitirici(?)lerimize rağmen, kalede acemi bir çocuk olmasa, penaltımız verilse, rakip oyuncu kırmızıyı görse öyle bitmezdi o maç ve biz, hepimiz havalara uçardık şimdi, bugün, bu akşam..
Önder Hoca yaptığı hatalardan ve yapamadığı doğrulardan sadece kendisi kadar sorumludur..
Asıl sorumlunun Başkan ve Yönetim olduğunu gözden kaçırmak yakışmaz bize..
Nasıl ki Önder Hoca kendi alanında yaptığından/yapamadığından “Kast ölçüsünde değil elbette” ama hata ve kusur anlamında sorumluysa,
Başkan ve Yönetim de iyi niyetli olabilir,
Ama sorumludur, bütün bu olan bitenden..
…
Olan bitene uyar mı uymaz mı bilmem ama, şu yaşadıklarımızla örtüşmekte olduğunu düşündüğüm bir fıkrayı aktarayım sizlere..
Sürücü kursunda kadın arabayı kaldırmış, gaz da vermiş gidiyor..
Gaz yedikçe motor bağırmaya başlayınca hoca uyarmış kadını,
“Hanımefendi, ikinci vitese geçin artık..”
“Niye ki?..” demiş kadın.. “Henüz birinciyi bitirmeden?..”
…
Bugünlere kadar, Tarihi boyunca, hep birilerini bitirerek geldi bu kulüp, Baba Hakkı da dahil, Süleyman Seba da dahil..
Ama artık bir yerden, bir noktadan sonra duralım, düşünelim ve dönelim bu kötü alışkanlıktan,
N’oolur..
Hay ellerin, zihnin dert görmesin… Noktasından virgülüne içimden geçen ne varsa fazlasıyla var bu yazıda..
Son derece normal, çünkü bugünkü yazınla sen de benim aklımdan geçenleri aktarmış ve bu yazı için cesaret vermiştin bana Serdar hocam..
???
maalesef kararlar yerinde ve zamanında verilmiyor. yani haklısın 🙁