Sürecin sonunda Sergen Yalçın’la anlaşma sağlandı..
1. Sergen Yalçın’la sözleşme imzalanmasaydı, böyle bir yangın yerine yeni hoca bulabilir miydik? İsmi, becerisi ne olursa olsun ilk tökezlemede neler yaşayabileceğini kestirebilen bir adam buraya gelir miydi?
2. Sergen Yalçın’la sözleşme imzalanmasaydı, olası ilk tökezlemede yönetimin ne gibi reaksiyonlarla karşı karşıya kalacağını bilmeyen var mı?
3. Sergen Yalçın’la sözleşme imzalandı ve olası ilk tökezlemede Sergen Yalçın’ın maruz kalacağı baskıdan haberimiz var mı?
Seçenekler bunlar. Bu seçenekler arasından ”yönetim açısından” en mantıklısı Sergen Yalçın’la devam etmek olacaktı. Hem kendilerine zaman kazandırması hem de olumsuz neticelere karşı kalkan pozisyonu taşıyacak olmasından dolayı mantıklı tek seçenek buydu..
Bir yapı hayal edin.. Seçimini yapacağı BÜTÜN tercihlerin bir taraf için yıkıcı etki potansiyeli taşıyacağını düşünün. Bu noktada bir yönetimden söz edebilir misiniz?
Şimdi topun ağzında Sergen Yalçın var. Hayırlı işler..
Oysa; yapılması gereken çok kolay işler vardı.
Sergen Yalçın’la çalışmak istemiyor musunuz?
** Hoca ile çalışmama gerekçeleri net bir şekilde önce hoca ile, ardından kamuoyu ile paylaşılıp, ”VARSA” plan ve program, bu plan ve program doğrultusunda uygun hoca arayışlarına girileceği dile getirilebilirdi. Dün çıkan yaygaranın yarısı dahi çıkmazdı. Bugün, Beşiktaş’ın yeni hocası, bu hocanın talepleri doğrultusunda gelen oyuncular ve yeni yapılanma heyecanı ile çok daha şık görüntüler çıkabilirdi..
Hoca ile çalışmak istiyor musunuz?
** Yeni mukavele görüşmelerini derhal başlatıp, karşılıklı beklentileri açık bir şekilde ifade ederek, bu süreci olumlu ya da olumsuz olarak tamamlayabilirdiniz. Anlaşamama sebeplerinin neler olduğunu açıklayabilirdiniz. Böylece bin türlü rivayet, bin türlü kirli yüz, bin türlü algı kuşuna mahkum olmayan insanlar neyin ne olduğunu görür, çıkacak sonucu anlayışla karşılardı.
Bu iki seçenekten birisi uygulansaydı, şu an Beşiktaş kendi sahasına kendi elleriyle mayın döşememiş olurdu. Üst düzey stres olgularıyla baş etmek zorunda olan bir spor kulübü, bütün bu dış odaklı stres olgularının çok daha büyük bir iç versiyonunu avuçlarında bulmazdı..
Tekrar etmekte fayda görüyorum. Ben kişisel olarak bir Sergen Yalçın fanıyım. Fakat bu süreçte ille de Sergen Yalçın diyen bir adam olmadım. Doğru bir planlama ürününe, ikna edici bir tanıtımla gönül rahatlığıyla tamam diyecek bir yapıdaydım. Tek itirazım, süreç yönetimi, başarılı olmuş bir adamın yıpratılması ve iletişim kopukluğu noktasındaydı. En büyük problem, bağıra bağıra geliyorum diyen kutuplaşmanın önüne geçilmemesiydi..
Küçük ölçekli bir fabrikada dahi yönetimsel süreçlerin ne denli mühim olduğu ortadayken, 20 milyon kişinin bir şekilde içerisine dahil olduğu devasa bir yapının bu süreçleri çok daha dikkatli bir şekilde yürütmesi gerekir..
Yürüttük mü?
Asla..
Bu yürütmenin bedeli olur mu?
Saha sonuçları iyi giderse dondurucuda kalır..
Ama bir noktada İLLAKİ PATLAR..
Bu süreçten ders alınmış mıdır?
Göreceğiz…
****************************************
Bundan sonra yapılması gerekenler:
1. ) Dİ-YA-LOG..
2. ) Dİ-YA-LOG
.
.
.
3169. ) Dİ-YA-LOG…
Eline sağlık abi…
Çok teşekkür ederim kardeşim. Ziya’nın paylaşımındaki videonu izledim.
Budur! Budur! Budur!
Hız kesmeden devam..
Teşekkürler abi aynen öyle…?
Serdar hocam bir itirazım var topun ağzında olan gene kendileri.1.si seçim var.2.si bu şekilde hocaya yapılan muamele hemen hemen herkes tarafından yönetime mal edildi.Ayrıca saha sonuçları velevki kötü geldi olabilir top yuvarlak şansızlıklar yaşanabilir bunlar gayet doğaldır.Olması gereken asıp kesmek midir göndermek midir yoksa çatlak seslerden arınmak ortaya bir plan koyup önümüze uzun yıllar hocam sağlıklı olduğu sürece bakmak mıdır?Ayrıca Şenol hoca 4 sezon görev aldı 2 şampiyonluk neden Sergen hocam ile uzun yıllar çalışılmasın.Ülkede bu malesef bizde var her anlamda aaa ama olmadı bak 2.olduk yık yeniden yap işte fenerin hali 7 mi 8 mi oldu kupaları yok.Çünkü sürekli bir yap boz bu durm sürekli yabancı sınırı kuralı denen saçmalığa benziyo.Olmuyor gene aynı gene aynı.Bu düşüncelerden taraftarlar olarak önce biz vazgeçmeliyiz emin olun ekran önünde konuşan herkes dahil farklı bir yöne evriliriz.
Katilmiyorum. Nokta!
Haklisin,Sirin baba.Ama tadimiz bir hayli kacti.Dingo nun agirina cevirdiler Besiktasimizi.Tarihinde gorulmemis bir dingillik ornegi gosterdilet hep beraber.Tabiidir ki,onumuze bakacagiz.Sacma sapan islere sahit olduk.Taraftari kimsenin ipine taktigi yok.
Tek bildigim bu duzenin degismesi gerektigidir.Sonucu ne olursa olsun,daha seffaf yonetimlere ve idarecilere ihtiyacimiz olduguna kanaat getirdim.Fikret ormani deli gibi desteklemistim zamaninda sadece bir lafina..!! Size asla yalan soylemiyecegim demisti.Oh be en sonunda bir adam cikti demistim… Hepsi yalanci bunlarin.Baskan akilli adam lakin taraftar psikolojisinden anlamiyor.Halbuki,cikip cat cat dese bizde saffimizi biliriz. Cok cirkindi bu olanlar ve hic icime sinmedi.Katiliyorum sana yaraya tutun bastik ama icerde kanamakta….